Akbank Sanat Beyoğlu
KIZILIRMAK KARAKOYUN: Lütfi Akad'la Yılmaz Güney'i buluşturan bir başyapıt!
Festivalde 'Asiler, Azizler, Aşıklar' bölümünde izleyici karşısına çıkan "Kızılırmak Karakoyun", Anadolu'da feodal düzenin geçirdiği dönüşümü, sarsıcı bir aşk hikayesi üzerinden anlatıyor.
 (10/10)
[CÜNEYT CEBENOYAN]
"Kızılırmak Karakoyun" için bir başyapıt demek abartı olmaz. Filmi seyrettikten sonra sinemamızda bu filmin takipçilerinin neden olmadığını merak ediyor insan. Ama günümüz dünya sinemasını düşündüğümüzde de aslında bireyi belli bir toplumsal çerçeveye oturtan, onu, kendisini kıskıvrak bağlayan sosyal, ekonomik, kültürel ve politik bağların içinde resmedebilen ama didaktik de olmayan pek az film olduğunu görüyoruz. Geçen yıl Ken Loach'ın "İşte Özgür Dünya" ("It's a Free World...", 2007) böyle bir filmdi. Başka? İkinci filmi bulmak için uzun uzun düşünmek gerekiyor.

"Kızılırmak Karakoyun"da adeta Türk sanatının kare ası bir araya gelmiş. Filmin bir Anadolu efsanesine dayanan öyküsünü Nazım Hikmet yazmış. Filmdeki şarkıları Orhan Kençebay (Gencebay o dönemde henüz Kençebay'mış) söylemiş. Başrolünde Yılmaz Güney oynamış. Lütfi Akad da çekmiş. Daha ne olsun?

"Kızılırmak Karakoyun" bir çözülüş, bir değişim dönemini anlatıyor. Feodal düzen bir yandan bütün kültürel bağlarıyla sürerken, ekonomik ilişkiler kapitalizme doğru hızla evriliyor. Miri yani kamusal arazide cüzi bir vergi karşılığında koyun otlatan, hayvancılıkla geçinen aşiretler giderek mera bulmakta zorlanıyor çünkü araziler özel mülke dönüşüyor. [Benzer bir durumla "Uzak Ülke" ("Open Range", 2003) adlı filmde de karşılaşmıştık.] Özelleştirilen arazilerde koyun otlatmak ise eskisine göre ya imkansız ya da çok daha pahalı. Öte yandan eskinin ağası bir tür para işleten bankere ya da bir tür IMF'e dönüşüyor. Ağanın, aşirete borç vermek için koyduğu şartlar, aşiretin özerkliğini, geleneklerini yok ediyor. Borcunu ödemekte zorlanan aşireti kaçınılmaz bir çözülme bekliyor. Peki aşiret ilişkileri ardından ağıt yakılacak şeyler mi? Hem evet hem de hayır. O ilişkilerin de ne kadar baskıcı ne kadar ezici olduğunu gösteriyor "Kızılırmak Karakoyun". Ama o baskıcı ilişkilerde, tamamen paranın hakimiyetindeki yeni ilişkilere göre daha insani olan bir şeyler de var.

Bütün bu çerçeve filmde son derece organik bir biçimde yer alıyor. Yani izlediğimiz aşk ilişkisinin ayrılmaz bir parçası olarak var; yapıştırma bir çerçeve olarak değil. Öykünün merkezinde ise aşiret reisinin kızıyla aşiretin çobanı arasında yaşanan aşk var. Tabii ki bir ipsiz çobanla bir aşiret reisi kızı bir araya gelemez. Ama töre yine de bir yol gösterir: Eğer çoban imkansızı başarırsa sevdiği kıza kavuşabilir.

"Kızılırmak Karakoyun"un benim için en muhteşem sahnesi burada geliyor. Fazla açık etmeden şunu söyleyeyim: Ne olacağını anlamış olmam göz yaşlarımı tutamamamı engellemedi!
"Kızılırmak Karakoyun"u kaçırmayın!

 (10/10)

Festivalde "KIZILIRMAK KARAKOYUN" Gösterimleri:

  • 13 Pt. 16.00 > Beyoğlu Sineması

    Festival sayfasında "Kızılırmak Karakoyun"...

  • Yorumlar +
    Henüz kimse yorum yapmamış.
    FESTİVAL TAKVİMİ
    Pa
    Sa
    Ça
    Pe
    Cu
    Ct
    Pz
     
     
     
     
     
    Akbank Festival Tanıtım Filmleri
    Sodamedya