SERGİ

Bakma, Orada Değilim

SERGİ
Bakma, Orada Değilim

Ekin Coşkuner

Ekin Coşkuner (1996, İstanbul) sosyolog ve araştırmacıdır. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünde tamamlamıştır. 2020 yılından bu yana medya sektöründe kullanıcı deneyimi araştırmacısı olarak çalışmaktadır. Yüksek lisans tezini duygular sosyolojisi alanında kaleme almış, tezinde özellikle utanç duygusunun toplumsal boyutları üzerine yoğunlaşmıştır. Bu araştırma hattını sanat alanına taşıma arzusuyla, Açık Diyalog İstanbul ve Akbank Sanat iş birliğiyle gerçekleştirilen Çağdaş Sanat ve Küratörlük Programına kabul almış ve programdan 2025 yılında mezun olmuştur. Bitirme projesi olarak kurguladığı “Bakma, Orada Değilim başlıklı sergi, utanç duygusunun toplumsal, kültürel ve tarihsel normlar aracılığıyla inşa edilen yaşantısını görünür kılmayı ve utancı izlenebilir ve konuşulabilir bir alana taşımayı hedeflemektedir.

Duygular ve utanç, yeni medya, sanat ve toplum kesişiminde yer alan çalışmalarını Ankara’da sürdürmektedir.

Bakma, Orada Değilim

“Bakma, Orada Değilim” bireyin kendisiyle ilişkisini ve postmodern çağın yarattığı görünürlük ile anlama arasındaki çelişkiyi ele alır. Sergi izleyiciyi içe dönüş ve özkavrayışa davet eder.

“Anahtar deliğine eğilmiş durumdayım; birdenbire ayak sesleri duyuyorum. Bir utanç ürpertisi bedenimi kaplıyor: birisi beni gördü. Ayağa kalkıyorum, bomboş koridorda gözlerimi dolaştırıyorum: yanlış bir alarmmış. Rahat bir nefes alıyorum. Burada kendisini kendiliğinden yok eden bir deneyim gerçekleşmedi mi?”*

Bireyin kendi özüyle kurduğu ilişki, başkaları tarafından şekillendirilen ya da yeniden düzenlenen çerçevede belirlenir. Yeniden yaratımın faili olan başkaları ise sosyal yapının tamamıdır. İnsan en yalnız olduğu anda bile tamamen izole ya da bir başına kalmış değildir. Doğumdan ölüme, diğerlerinden bağını koparmış bireyin varlığını mümkün kılmayan toplumsallık, kendini bir dizi kuralla gösterir, ki bu kuralların işleme biçimi bizi bu serginin etrafında şekillendiği kavrama götürür: Utanç duygusu.

Bireyin eylem ve düşünce alanının sınırları, utanç duygusunun çerçevesiyle kesişim halindedir. Ayıp, mahrem ve günah olan; aynı zamanda kaçınılması gereken, istenmeyen, suçluluk ve utanç doğuran durumların belirleyicisidir. Ayıplanan, yasaklanan, edepsiz görülen, yüz kızartıcı bulunan tüm potansiyellerin sahip olduğu ve dayattığı anlam ve eylem dünyası öğrenilir, gündelik hayatta yeniden üretilir. Duygusal yaşantıdaki dikotomi, ben ve ötekiyi iki uca yerleştirir. Sartre, “Başkası karşısında, kendimden utanıyorum.” ifadesini alıntılar ve utancı formülize ederek ekler, “Bu boyutlardan biri kaybolacak olursa, utanç da kaybolur.” Öyleyse utanmanın düzlemi, kendiliği, ötekini ve duyguya dair bilişi içinde barındırır.

Utanma duygusu, fiziksel tezahürleriyle karakterize bir duygudur: başın öne eğilmesi, küçülme, gizlenme isteği... Tüm bu utanç tepkileri, bireyin varlığının ve ilişkiselliğinin bir formu olan bedeninde görünürlük kazanır. Sara Ahmed utancı, “görünmeyle, kişinin başkalarının önünde görünmesiyle ve başkalarına nasıl göründüğüyle ilgili” bir duygu olarak anlamlandırır.** Öyleyse utanca dair izler, kültürel ve gündelik yaşantının her anıyla iç içedir.

Peki tüm bu yargıların belirlenimi nereye dayanır? Utancın ne kadarı içsel, ne kadarı dışsaldır? Sergi, bu sorulara yanıt ararken toplumsal bir duygu olarak utancı ele alıyor. Böylece sergiye dahil edilmiş her bir eser, kendi yaratısı ölçüsünde bireysel, sunulduğu ölçüde toplumsal deneyim alanına dahil oluyor. Utanç duygusunun bu konumlanışı sergide, utancın ilişkili olduğu diğer duygulanım biçimleriyle, eylem ve eylemsizlik anlatılarıyla ve bu duygunun varoluşu şekillendirme kapasitesiyle ilişkili olarak tartışılıyor. Sergiye dahil edilen çalışmalar, duygusal yaşantının dışarıya gösterilen alanı olan bedenin, öteki ile girdiği ya da giremediği diyaloğun, kurduğu ya da kuramadığı ifade biçimlerinin aktarıcısı olarak söylem üreten çeşitliliği yansıtıyor. Utanç, sergide yer alan eserlerde kimi zaman başkaldırılan, kimi zaman altında ezilinen, bazense kabullenip özümsenen bir duygu olarak malzemeye ve bu aracılıkla izleyiciye yansıyor.

Utanç, her zaman saf haliyle görünür ve gözlemlenebilir halde bulunmaz. Bireysel ve toplumsal düzlemde ne kadar içselleştirilmişse o kadar kazılarak ortaya çıkarılması gerekir. Bu derinlemesine kazı çalışmasının bir aracı olarak sergi, duyguların akışkanlığı üzerinde düşünmeyi cesaretlendirirken, duygunun içsel deneyimi ile sosyal konumlanışı arasındaki zeminin uçurumdan örtüşmeye uzanan spektrumunu betimleyen bir kompozisyonu yansıtmayı amaçlıyor.

Bilgi çağından post-truth evresine sürüklenen bireyin elinde kalan tek güvenilir kaynak kendi duygularıdır. Fakat bu duyguların ne kadarı özden gelmekte, ne kadarı yönlendirilmekte ve yaşantılar “utandırma” ile nasıl şekillenmektedir? Bakma, Orada Değilim bireylerin kendileriyle olan ilişkilerinin tartışmalı derinliğinde ve kendilerini daha çok gördükleri ama daha az anladıkları postmodern çağda bir içe dönüş fişeği ateşlemeyi hedefliyor. Sergide yer alan eserler, duygular üzerinden çevreyi okurken izleyeni bir özkavrayışa götürüyor.

Sergi, izleyiciyi utanç duygusunu tanıması, onunla yüzleşmesi ve nihayetinde bu duygunun kökenlerini ve etkilerini kendi içinde ve dışında arayarak utanç karşısında nasıl bir konum almayı tercih edeceğini düşünmesi için aracı olmayı amaçlıyor.

* Sartre, J.P. (2010). Varlık ve hiçlik. (T. Ilgaz ve G. Çankaya Eksen, çev.). İstanbul: İthaki.

** Ahmed, S. (2015). Duyguların kültürel politikası. (S. Komut, çev.). İstanbul: Sel Yayıncılık.

Sanatçılar & Eserler

CANAN

Kusursuz Güzellik, 2009

Aherli kâğıt üzerine karışık teknik

Her biri 35x50 cm


Sanatçının izniyle

CANAN

Aynalı Kadın, 2015

Polyester döküm heykel, gümüş ayna, akrilik

88x85x80 cm


Sanatçının izniyle

Erhan Us

Masumiyet, 2019-2023

Ayna üzerine asetat kalemi

Değişken boyutlar


Sanatçının izniyle

Erhan Us

WTF is this for?, 2023

Dijital animasyon

00’47’’


Sanatçının izniyle

Gurur Birsin

Öğüt Veren Anne, 2024

Tuval üzerine yağlı boya

39x34 cm


Sanatçının izniyle

Gurur Birsin

Anne Terbiyesi, 2023

Tuval üzerine yağlı boya

55 cm


Sanatçının izniyle

Gurur Birsin

Terapi Odası, 2021

Tuval üzerine yağlı boya

62x81 cm


Sanatçının izniyle

Gülhatun Yıldırım

Oda, 2019

Performans

3 gün, günde 7 saat


Sanatçının izniyle

M.Tau

Göz I, 2024

Karton üzerine yağlıboya

13x19 cm


Sanatçının izniyle

M.Tau

Göz II, 2025

Akvarel kâğıdı üzerine suluboya ve renkli kalem

18x16 cm


Sanatçının izniyle

M.Tau

Göz III, 2024

Karton üzerine yağlıboya

12x15 cm


Sanatçının izniyle

M.Tau

Göz IV, 2023

Akvarel kâğıdı üzerine suluboya

20 cm


Sanatçının izniyle

M.Tau

Göz V, 2024

Karton üzerine yağlıboya

18x23 cm


Sanatçının izniyle

Taner Ceylan

1879, 2011

Tuval üzerine yağlı boya

170x180 cm


Sanatçının izniyle

Taner Ceylan

Koral, 2020-2021

Tuval üzerine yağlı boya

240x176 cm


Sanatçının izniyle

Bizi Takip Edin
TR EN
Etkinlikleri etiketlere göre filtreleyin
16 MAR PZT
-
17 MAR SAL
-
18 MAR ÇAR
-
19 MAR PER
-
20 MAR CUM
-
21 MAR CMT
-
22 MAR PAZ
-
23 MAR PZT
-
24 MAR SAL
-
25 MAR ÇAR
-
26 MAR PER
2

18:00

Seminer Sürece Güvenmek

Çevrimiçi Platform – Zoom

19:30

Söyleşi fugamundi x Elif Dikeç Caz Dinleme Kulübü: Kozmik Tınılar - Krautrock’tan Caz’a

fugamundi

27 MAR CUM
1

18:00

Seminer Hafıza: Unutma ve Hatırlama Arasında Adalet

Çevrimiçi Platform – Zoom

28 MAR CMT
5

12:00

Çocuk Atölyesi Dönüşüm Hikayem
(9-12 Yaş)

İzmit Belediyesi Oyuncak Müzesi

13:30

Çocuk Atölyesi Uzakta Ne Var?
(7-11 Yaş)

İzmit Belediyesi Oyuncak Müzesi

14:00

Çocuk Tiyatrosu Akbank Çocuk Tiyatrosu
"Ne Olacağım Ben?"

İBB Başakşehir Kültür Merkezi

14:00

Yetişkin Atölyesi Alfabe Deneysel Fotoğraf Atölyesi (Mart - 2. Grup)

Basımhane İstanbul

15:00

Çocuk Atölyesi Eskiz Defterimde İzmit
(6-9 Yaş)

İzmit Belediyesi Oyuncak Müzesi

29 MAR PAZ
-
30 MAR PZT
-
31 MAR SAL
-
01 NİS ÇAR
-
02 NİS PER
-
03 NİS CUM
-
04 NİS CMT
1

13:00

Çocuk Tiyatrosu Akbank Çocuk Tiyatrosu
"Ne Olacağım Ben?"

İBB Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

05 NİS PAZ
2

12:30

Çocuk Atölyesi Mini Mozaik Atölyesi
(5-9 Yaş)

Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi, EDİRNE

14:15

Çocuk Atölyesi Rengarenk Kol Kuklaları
(6-10 yaş)

Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi, EDİRNE

Etkinliği takviminize ekleyin

E-Bülten'e üye olun