Blog

Duygu değişimlerine göre müzik bestelemek:
Murat Evgin

Blog
Duygu değişimlerine göre müzik bestelemek: Murat Evgin

26.03.2018

Uzun zamandır dizi ve filmlere kendi müzikleriyle dokunan Murat Evgin, “Sahra” dizisiyle başlayan ve NETFLIX Amerika’ya kadar uzanan yolculuğunu, 28 Mart akşamı Müzik ve Görsellik isimli bir söyleşide Akbank Sanat’ta anlatacak. Söyleşi öncesinde Evgin’e biz de merak ettiklerimizi sorduk.

Röportaj: Cem Kayıran

Bir film ya da dizi için çalışmadan önce, söz konusu senaryoyla ne gibi bağlar kurmak sizin için önemli? Görsel bir yapı üzerine sesler serpiştirmeden önce sizin için “olmazsa olmaz” diyebileceğimiz detaylar neler?

Dizilerde benden müzik istendiğinde çoğu zaman henüz senaryo yeni yeni yazılıyor oluyor, bir tretman üzerinden ilerliyoruz. Genelde yönetmenden hikâyeyi ve karakterleri dinlemeyi seviyorum. Müzikal olarak fikirlerimi böyle oluşturuyorum. Daha sonra senaryo geldikçe hikâyenin içine daha çok girme fırsatım oluyor. Sanırım olmazsa olmaz diyebileceğim şey yönetmenin kurmak istediği dünyayı bana müzikal terimlerle değil de; iki kişi nasıl sohbet ediyorsa öyle, kelimelerle anlatabilmesi. Sonuçta film müziği ana hatlarıyla, yönetmenin aktarmak istediği dünyaya hizmet eden bir unsur. Yönetmeni çok iyi anlamam lazım ki üstüne ben de bir şeyler katabileyim.

“Sahra” dizisinden önce bu tür görsel ve işitselin kesiştiği bir projede yer almış mıydınız?

“Sahra”dan önce bazı TV yarışma progralarına müzik yapmıştım bir de hem Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde hem de NYU’da sinema eğitimi almıştım. Ama tabi bir şeyi okulda öğrenmek başka, bir şeyi iş olarak yapmak bambaşka bir şey. Bir de “Sahra” dizisinin müziklerini yaptğımda henüz 20’li yaşlarımdaydım, film müziği konusunda yolun çok başındaydım, çok heyecanlı olduğumu hatırlıyorum çünkü Türkiye’de bu iş Amerika’dakinin tersine ekip ile değil, bütçelerin mütevaziliğinden dolayı “One Man Show” şeklinde yapılıyor.

Sen besteliyorsun, sen orkestrasyonunu yapıyorsun, yeri geliyor enstrümanı sen çalıyorsun, notaları orkestra için sen hazırlıyorsun, filmin videosu geliyor müzik yerleştirmeyi sen yapıyorsun. Bu beni çok zorlamıştı. Ama “Sahra”nın müzikleri bana bu alanda bir kariyer yapmamın kapılarını açtı ve çok iyi bir referans oldu diyebilirim. Üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen hala hatırlanması ve istek alması hoşuma gidiyor.

“Sahra” dizisi için geçirdiğiniz yaratım sürecini nasıl tanımlarsınız?

“Sahra” dizisi için bir demo yapmıştım, dizi hem Fas’ta hem Türkiye’de çekilecekti ve iki ülkeyi de yansıtan müzikler gerekiyordu. Hem de yapılacak jenerik müziği intikam duygusunu barındırmalıydı ki zaten dizi ünlü Amerikan dizisi “Revenge”in adaptasyonuydu. Demo beğenilince diğer müzikleri bestelemeye başladım. Çekim ekibi Fas’a gitti ve bana oranın yerel müziklerinin olduğu cd’lerden getirdiler. Dinlediğimi ama pek de iyi bulmadığımı hatırlıyorum.

O dönem VHS ile çalışıyorduk. Her bölüm bize kargo ile VHS kaset formatında geliyordu. Bir video format dönüştürücüsü ile ben VHS’deki görüntüyü Mpeg’e çevirip bilgisayara alıyordum. Son 10 yıldaki değişim gerçekten inanılmaz. Daha sonra videolar CD-rom’da gelmeye başladı şimdi ise transferle internetten yollanıyor, ben de her bölümün müziğini yine internetten yapım şirketlerine yolluyorum.

En son NETFLIX Amerika’da yayınlanan “Myths & Monsters”ın müziklerini de yapımcılarla hiç yüzyüze gelmeden toplantı yapmadan sadece e-mail ile haberleşerek bitirdik. Eskiden Amerika’da büyük bir prodüksiyona müzik yapmak için Los Angeles’a taşınmak gerekirdi şimdi teknoloji sayesinde her nerdeyseniz bu işi yapabilirsiniz.

Çalışmalarınızın büyük bir kısmını dizi müzikleri oluşturuyor. Türkiye gibi dizilerin fazlasıyla yoğun ilgi gördüğü bir ülkede, Spotify vb. platformlarda bile en çok dinlenen parçalara baktığımızda herhangi bir dizide çalmış parçaların üst sıralarda olduğunu görüyoruz. Sizin için müziğinizi paylaşmak adına diziler nasıl bir platform?

Bir müziğin geniş kitlelere ulaşması için kitle iletişim araçlarında sıkça çalmasına ihtiyaç var. Ben Türkiye’nin ilk bağımsız sanatçılarından biri olduğum için arkamda hiçbir zaman majör bir plak şirketi olmamasının sıkıntılarını çok çektim. Özellikle klipleri müzik kanallarında yayınlatmak ve radyolarda şarkılarımın çalması konusunda. Medya birkaç majör plak şirketinin tekelindedir her zaman. Dünyada da böyle maalesf. Şarkılarımın da piyasa olmaması bu zorlanmanın sebeplerinden biriydi, onu da unutmayalım.

Dizi müziği yapıyor olmam ve şarkılarıma dizilerin ilgi göstermesi beni daha büyük bir kitleye tanıttı. O zamanında yayınlatamadığımız veya duyuramadığımız bir çok klip şarkısı; “İlk Tek Son Aşkımsın”, “Şehit”, “Özledim” vb... “Sahra”, “Arka Sokaklar” gibi dizilerle hem de prime time’da kendine büyük kanallarda güzel hikayelerin içinde yer buldu ve ünlendi. Yani güzel bir şeyin kitlelere ulaşması için bir destek şart. Ben “Güzel bir şey yaparsan yerini bulur” sözünü eksik buluyorum “Güzel bir şey yaparsan ve duyurulursa yerini bulur.” bence.

Bir dinleyici olarak sizin üzerinizde iz bırakmış film müziklerinden birkaçını, sizi özellikle hangi açılarıyla etkiledikleriyle birlikte sıralayabilir misiniz?

Büyüklerimizden en çok duyduğumuz üç film müziği melodisi ve filmin üzerinde bir başarı yakalaması ile “Love Story”; aynı melodinin hem hızlı hem de yavaş çalınması ve bambaşka duygular uyandırması ile “Hababam Sınıfı” (Melih Kibar) ve tabi ki Anadolu ezgilerini evrensel bir boyutta bir film müziğine dönüştürmesi ile “Selvi Boylum Al Yazmalım”dır (Cahit Berkay).

Bir de çocukluğumdan “Muhsin Bey” (Atilla Özdemiroğlu) aklımda “yalnızlık hissi” olarak kalan bir ezgi. Şimdi her yapımcı sizden “Love Story” gibi müzik ister ama bence her film kendine özgü bir olaydır ve bir filme “Şu filmin müziği gibi bir müzik istiyorum” demek yanlıştır. Hem melodik olarak hem de başarı örneği olarak.

Eğer geçmişten bir film için yeniden soundtrack hazırlama imkanınız olsaydı, bu hangi film olurdu ve nasıl bir yaklaşım benimserdiniz?

Ben “Babam ve Oğlum”u yeniden bestelenek isterdim ve kalabalık bir orkestra ile değil çok küçük bir orkestra ile belki çoğu yerde tek bir enstruman ile kaydetmeyi isterdim. Tüm dünyada Hollywood etkisi ile büyük orkestra tınısı yakalanmaya çalışılıyor halbuki bu da bir kalıp.

Yeni nesilden film müziği kompozisyonuyla ilgilenen müzisyen ve bestecilere ilk tavsiye edeceğiniz şey nedir?

Türkiye’de çok güzel müzik yapan insanlarımız var ancak film ve dizi müziği için sinema bilmek, sinema ile ilgili olmak gerekiyor. Film müziğindeki bazı özellikler operadan geliyor. Örneğin karakterlerin ve mekanların belli müzikleri olur. Bu Wagner’den gelen bir gelenektir.

Genelde birçok yapımcıdan duyduğum “Müziklerimizi çok güzel yaptılar ama iş doğru sahneye doğru müziği yerleştirmeye gelince başarısız olduk.” cümlesi. Ben özellikle filmde önceden bir müzik yapıp sonra o müziği filmin altına koymaktansa sahneye ve sahnenin saniyelerine, duygu değişimlerine göre müzik bestelemeyi daha doğru buluyorum.

Akbank Kısa Film Festivali’ne birkaç sene öncede konuk oldunuz? Rica etsek festival hakkındaki görüşlernizi alabilir miyiz? Bu sene festival kapsamındaki etkinliğinizde katılımcıları neler bekliyor?

Akbank’ın sinemaya, sanata ve müziğe olan istikrarlı katkısı takdire şayan. Ben de seyirci olarak çok şey öğrendim ve çok değerli insanlarla tanıştım, yurtiçinden ve yurtdışından. Ve tanışmalar arkadaşlıklara dönüştü. Akbank Kısa Film Festivali bana hep çok şey katmıştır.

Sanatın en güzel yönü paylaşımı geliştirmesi ve başka sanatçıların düşünme biçimlerini öğrenmek. İnsan böyle ilerliyor ve farklı düşünmeyi öğreniyor. Bu yılki etkinliğimizde hem müziğin görüntüye olan katkısından bahsedeceğiz hem de Türk dizi ve filmlerinden NETFLIX Amerika’ya uzanan yolculuğumda neler yaşadığımı, birazdan işin iş (business) kısmını konuşacağız. Katılımcıların da merak ettiklerini elimden geldiğince yanıtlayacağım.

Murat Evgin’in yakın gelecekteki projeleri neler? Bizi nasıl sürprizler bekliyor?

Çok yakın bir zamanda İngiltere’de yayınlanacak olan “The Stuarts, A Bloody Reign” adlı 4 bölümlük docu-drama’nın müziklerini bitireceğim. NETFLIX Amerika’dan sonra beni en çok heyecanlandıran proje bu.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bizi Takip Edin
TR EN
Etkinlikleri etiketlere göre filtreleyin
30 MAR PZT
-
31 MAR SAL
-
01 NİS ÇAR
1

19:00

Konser Çağrı Sertel

Akbank Sanat Instagram

02 NİS PER
-
03 NİS CUM
1

19:00

Konser Barış Demirel & Efe Demiral

Akbank Sanat Instagram

04 NİS CMT
-
05 NİS PAZ
-
06 NİS PZT
-
07 NİS SAL
-
08 NİS ÇAR
-
09 NİS PER
-
10 NİS CUM
1

19:00

Konser Alp Ersönmez

Akbank Sanat Instagram

11 NİS CMT
-
12 NİS PAZ
-
13 NİS PZT
-
14 NİS SAL
-
15 NİS ÇAR
-
16 NİS PER
-
17 NİS CUM
1

19:00

Konser Serhan Erkol

Akbank Sanat Instagram

18 NİS CMT
-
19 NİS PAZ
-

Siz evde kalın, ama sanatsız kalmayın diye, sanatın her hali Akbank Sanat’ın dijital kanallarında. Akbank Sanat Nisan ayı boyunca geçici olarak kapalı olacaktır.


Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Etkinliği takviminize ekleyin

E-Bülten'e üye olun