Blog

Yenilikçi seslerin izinde: JAPA

Blog
Yenilikçi seslerin izinde: JAPA

16.03.2021

Çağla Karaali, Oğulcan Akça ve Efe Artun Yüksel’den oluşan, yerli caz sahnesinin genç ve heyecan verici temsilcisi JAPA, 18 Mart’ta canlı performansıyla Akbank Sanat YouTube kanalında olacak. Üçlü, konserden önce sorularımızı yanıtladı.

Röportaj: İpek Temizkan
İllüstrasyon: Saydan Akşit

Çağla Karaali, Oğulcan Akça ve Efe Artun Yüksel nasıl bir araya geldi, JAPA isminde nasıl karar kılındı?

Birbirimizi BAU Caz Sertifika’daki ensemble derslerinden tanıyorduk. (Oğulcan ve Çağla) Hâlihazırda alınmış bir gig tarihine iki gün kala piyanistimizin bizimle çalamayacağını öğrendik. Artun’a açtığımız telefon ile iki prova yapıp ilk konserimizi verdik. Prova sürecinde hızlıca çok hoş bir arkadaşlık kurmaya başladık. Hepimiz için çok keyifli bir konser oldu. Konserden birkaç gün sonra buluşup beraber devam etmek ile alakalı konuştuk ve aynı gün repertuar planları yaptık. JAPA isminde karar kılmamız ise kelimenin bizi anlamı ile tav etmesi sonucu oldu. JAPA aslında tekrar etmek anlamına geliyor. Tekrar edilen şeyin ne olduğu belirlenmiş bir şey değil ama bu tekrarlama hâlinde tekrarlananı içselleştirmeye, onunla hemhâl olmaya işaret eden bir kavram. Bizim için de sese ve oluşumu olan müziğe dair hep hatırlamak isteyeceğimiz bir temaya dönüştü. Kavramın sadeliğinin yanında anlam olarak ne kadar güçlü olduğu da bizi en çok etkileyen şey odu.

2020 tüm zorluklarıyla JAPA için nasıl bir ilk yıldı? Pandemi şartlarının sizlere yarattığı fırsatlar ya da sizi özellikle etkilediğini düşündüğünüz durumlar oldu mu, biraz bahseder misiniz? 

Pandemi hepimiz için biraz zorlayıcı bir süreç oldu. Hepimiz evlerimize kapandık. Bu süreçteki en büyük şansımız beraber çalabildiğimiz, kendimize ait bir alan yaratabilmiş olmamızdı. Sahneden ve müzik ortamlarından ciddi bir kopuş yaşamamıza rağmen görüşebildiğimiz zamanlarda beraber çalmayı hiç bırakmadık. Sahnesiz kalmak motivasyonsuzluğu da beraberinde getiriyor tabii, lakin bu süreçte de grupça bir sürü plan yapmaktan ve hayal kurmaktan hiç vazgeçmedik.

18 Mart günü Akbank Caz Youtube üzerinden sizi dinleme fırsatı bulacağız. Konser için nasıl bir hazırlık içerisindesiniz?

Konser için sevdiğimiz parçalara yaptığımız aranjmanların yanı sıra bestelerimiz üzerinde de bolca çalışıyoruz. Akbank Caz konserinde kendi müziğimizi paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.

Dijital platformlar üzerinden düzenlenen müzik etkinlikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Hem sanatçı hem de dinleyiciler olarak?

Dijital müzik etkinlikleri çok başka bir deneyim. Ne dinleyicinin ne de müzisyenin alıştığı ve beklediği ortam dijital platformlar değil. Konser kültürü interaktif bir kültür. Dijital platformlar üzerinden düzenlenen müzik etkinlikleri, konser alanının etkisi ve dinleyici ile olan iletişimin yerini ev stüdyo ortamının veya seyircisiz salonların etkisine bırakıyor. Hem dinleyici hem de sanatçı olarak pandemi öncesindeki konserleri çok özlüyoruz, lakin bulunduğumuz dönemde bu gibi etkinlikler sayesinde oldukça motive olduk. Bu dönemde müzik adına yapılan her erişilebilir etkinliğe şükran duyuyoruz.

Repertuvarınızda, hem modern ve ana akım cazdan eserler, hem de kendi bestelerinizi görebiliyoruz. Parçaları seçip derlerken izlediğiniz yol nedir? 

Repertuvarımızdaki parçaların tematik birliğine tınısal birlikten daha çok önem veriyoruz. Hal böyle olunca 1950’lerden bir beste ile 2000’ler sonrası bir beste aynı repertuar içinde çalınabiliyor. JAPA’nın kendine has gelişmekte ve değişmekte olan progresif bir sound’u var diyebiliriz. Seçtiğimiz parçalar kendimize yakın hissettiğimiz progresif bir yapıda olan veya dönüştürülebilecek olan farklı farklı janrlardan geliyor. Genelde yaptığımız sessionlar her ne kadar ana akım caz ve bebop temelli olsa da aslında JAPA’nın sound’u bu janrların etrafında dönmüyor.

JAPA’nın kendisine yakın bulduğu gruplar, sanatçılar kimler?

En başta Radiohead olmak üzere Bill Frisell’dan Pink Floyd’a, Charles Mingus’tan Brad Mheldau’ya, Keith Jarrett’tan Camel’a daha onlarca gruptan ve sanatçıdan etkilendiğimizi, yakın hissettiğimizi ve feyz aldığımızı söyleyebiliriz. Müzik tarihinde yenilikçi olan hemen hemen bütün isimler bizim için çok değerli. 

2021 ve sonrası için ne gibi beklentileriniz var? Çeşitli planlar, hazırlıklar gündeminizde mi?

Kendi kompozisyonlarımızı ve sound’umuzu geliştirmek birinci önceliğimiz. 2021 ve sonrası mümkün olduğu kadar buna ağırlık vermek istiyoruz. Düzenli kayıt sessionlarına girdiğimiz, bolca sahne aldığımız ve daha fazla seyirciye ulaştığımız bir hâl istiyoruz.

(Çağla Karaali’ye) Çok erken yaşlarınızdan itibaren farklı enstrümanlarla uğraştığınızı, müzikle başka başka temaslar kurduğunuzu biliyoruz. Davul ve vokal çalışmalarınızı, Minus Two’nun ardından JAPA’da da bir arada yürütüyor olmak sizin için nasıl yeni deneyimler sağlıyor?

Farklı müzisyenler ile çalışma fırsatının kendimi farklı açılardan tanımama imkân verdiğini düşünüyorum. Daha çok fırın ekmek yemem gereken bu yolda JAPA benim için biçilmiş kaftan oldu. Birlikte çalarken kendi aramızdaki etkileşimin ön planda olduğu hâlimiz, grup müziği yapmanın asla dinlemekten, hissetmekten ve çalmaktan ibaret olmadığını, alışılması ve geliştirilmesi gereken daha nice kavramlar olduğunu bana hep hatırlatıyor. Vokal ile davul çalmak bazen bir avantaj bazen de bir dezavantaj hâline gelebiliyor ama iki farklı enstrümanın tek bir kişi tarafından yönetiliyor olması vokalle davulcunun sürekli hemhal olmasını beraberinde getiriyor. Kıymetini asıl Japa’da bildiğim ‘comp’ kavramı, Japa ile çaldıkça benim için daha da genişleyen bir kavram haline geldi. Artun ve Oğulcan ile aramdaki müzikal etkileşim derinleştikçe vokal ile davulumun arasındaki alışveriş olanaklarımın farklı boyutlarını keşfediyorum.

(Oğulcan Akça’ya) Caz pratiğiyle tanışmanızı ve Karavan’dan bugüne uzanan hikayenizi kısaca anlatır mısınız?

Karavan ile çaldığım dönem benim için bir mil taşı oldu. O dönemde hem bas gitar ile, hem de “müziği deneyimleme” kavramı ile tanıştım. Hikaye de orada başladı diyebilirim aslında. O dönemden sonra akademik hayatımın odağında da müzik olması gerektiğini düşünmeye başladım. Sonra Ankaradan İstanbula taşınma sürecim başladı. Önce Bahçeşehir Üniversitesi Caz Sertifika Programı, sonra da Yıldız Teknik Üniversitesi Bas Gitar bölümüne kabul edildim. Caz müziği beni hem politik duruşu ile, hem de aslında hayatımızda sürekli kullandığımız doğaçlama pratiği ile çok heyecanlandırmıştı. Heyecanımın geçtiğimi hala daha söylemem.

(Efe Artun Yüksel’e) Efe Artun Yüksel Trio da JAPA ile devam ettirdiğiniz bir diğer proje. Yoğun gittiğini tahmin ettiğimiz çalışmalarınız arasında bir tekli ya da albüme de yer var mı?

Trio projemin yoğun gittiğini pandemiden dolayı pek söyleyemeyeceğim. Üretim sürecim küçük küçük çok fazla fikrin etrafında dönerek ama bir bütünlük yaratamadan devam ediyor. Zamanımın daha fazla kısmını gitarımı daha iyi çalmak için harcıyorum. Sanıyorum önümüzdeki zamanlarda Trio projem için İstanbulda ve İzmirde kayıtlara girmeye başlayacağım.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Bizi Takip Edin
TR EN
Etkinlikleri etiketlere göre filtreleyin
26 TEM PZT
2

15:00

Seminer Re-body; Performans - Cemal Acet - Fırat Neziroğlu

Akbank Sanat

18:00

Seminer Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu - Dr. Kumru Eren

zoom

27 TEM SAL
-
28 TEM ÇAR
1

14:00

Seminer Tabu: Tabuların Görünmez Hegemonyası - Gül Demirdağ

Akbank Sanat

29 TEM PER
-
30 TEM CUM
-
31 TEM CMT
-
01 AĞU PAZ
1

15:00

Seminer Nazan Azeri ile Nesne İlişkileri Üzerine - Nazan Azeri – Özlem Özyurt

zoom

02 AĞU PZT
1

16:00

Seminer Sanatçı Konuşması – Uyumsuzun İfadesini Savunmak - Ali Elmacı, Başak Bugay,Doğu Özgün, Hüseyin Aksoy, İhsan Oturmak

zoom

03 AĞU SAL
-
04 AĞU ÇAR
1

17:00

Seminer ”Bebeği Kundaklamak” ve Görünmeyen Bağlar Üzerine - Gülsün Karamustafave Gündüz Vassaf

zoom

05 AĞU PER
-
06 AĞU CUM
-
07 AĞU CMT
-
08 AĞU PAZ
-
09 AĞU PZT
-
10 AĞU SAL
-
11 AĞU ÇAR
1

11:00

Seminer Biyosentrik Tasarım - VR Deneyim Alanı Atölyesi - Özlem Vargün

Akbank Sanat

12 AĞU PER
1

11:00

Seminer Biyosentrik Tasarım - VR Deneyim Alanı Atölyesi - Özlem Vargün

Akbank Sanat

13 AĞU CUM
-
14 AĞU CMT
1

12:00

Seminer Aysel Güneş ile Half Plates Çini Atölyesi

Akbank Sanat

15 AĞU PAZ
-

Etkinliği takviminize ekleyin

E-Bülten'e üye olun