Felsefe Seminerleri - “Resimlerle Düşünmek”
Bir Özgürlük Problemi: Resmin Tuttuğu Açıklık
Konuşmacı: Maya Mandalinci
Moderatör: Emre Şan
Sanatı bir tür özgürlük meselesi olarak düşünmek, ilk bakışta, insanın yaratıcılık arzusunun veya yenilikçi söylemler üretme gücünün bir ifadesi olarak okunabilir. Fakat özgürlük problemini “Özgür varoluş nasıl mümkündür?” sorusuna kadar gerilettiğimizde, sanat bu soruşturmayı ontolojik anlamda da sırtlanacaktır. Estetik deneyim, sebep–sonuç veya amaç-araç ilişkilerinin zorunlu yapısından sıyrılmaya olanak verir. Çarpıcı bir sanat eseri, dünyanın tanıdık ve ezbere işleyişini kesip bölmeye ve hatta tersine çevirmeye muktedirdir. Bu okumayı destekleyen felsefi hamle, Kantçı anlamda estetik yargının çıkar ve fayda göz etmeyişinde temellenir. Estetik deneyim pratik ilişkisellik ağını ve onun zorunlu şemalarını askıya alır; geriye kalan çıkarsız bakış, estetik beğeniye zemin oluşturur. Heidegger’in sanat anlayışı ise, bu çıkarsız bakışı varlığın kendisine kulak verebileceğimiz bir alana doğru genişletir. Yapıtın aracılığında, varolanlar, öznenin hükmüne indirgenmeksizin, kendi tüketilemez olanakları içerisinde belirirler. Böylece Heidegger’de bu sanatsal açıklık, Kantçı anlatının aksine, hayal gücü ve anlama yetisinin özgür oyununa değil, bizzat varlığın kendi hareket alanına atfedilir. Yani Heidegger özgürlüğü insan bilişinden varolanların açığa çıkışına doğru taşır. Bu bağlamda öznenin—bu ister sanatçı olsun ister seyirci—şeyler üzerindeki hükmüne ve ele geçirici yaklaşımına karşı çıkar. Biz de zorunluluktan özgürlüğe olan sanatsal taşımı Kant’tan Heidegger’e doğru izleyecek ve Heidegger’in meşhur örneğiyle Van Gogh’un pabuçlarının “kullanılmaktan aşınmış iç kısmının karanlık ağzından” içeri doğru dalacağız.
Özgeçmiş
Maya Mandalinci İstanbul, 1989 doğumludur. Üsküdar Amerikan Lisesi’nde öğrenim görmüştür. Lisans ve Yüksek Lisans eğitimini Boğaziçi Üni. Felsefe Bölümü’nde tamamlamış olup Doktora derecesini ODTÜ Felsefe Bölümü’nden “Ölümün Felsefi Önemi: Hegel ve Heidegger’in Rekonstrüktif bir Yorumu” başlıklı teziyle almıştır. Güncel çalışmalarında yaşam-ölüm ilişkisi, varoluşçuluk, estetik, fenomenoloji, kaygı, özgür irade ve biyoetik gibi çeşitli konulara odaklanmaktadır. İstanbul Topkapı Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesidir. YouTube’da içerik üreten Pratik Felsefe Topluluğu’nun kurucu üyeleri arasındadır.
* Bu seminere katılmak için sayfa üzerindeki "Kayıt Ol" butonunu kullanarak kaydınızı oluşturabilir, ücretsiz etkinlik davetiyenizi alabilirsiniz. Kayıtlar etkinlik tarihinden 1 hafta önce (03.12.2026, 18:30'da) açılacak ve "Kayıt Ol" butonu görünür hale gelecektir. Katılım 70 kişilik kontenjan ile sınırlıdır.
* Etkinlik kaydını tamamlayıp davetiyesini alan katılımcılarımızın etkinlikten en az 15 dakika önce alanda olmaları rica olunur. Etkinlik saatinde kapılar kapanacaktır.